BERFU Ciwan’ın sesi kulaklarımda yankılanırken, sanki bedenimle dünya arasındaki bağ bir anda kopmuştu. Bacaklarımın altı boşalmış, nefesim göğsüme hapsolmuştu. Kalbim, çaresizlikle, korkuyla ve tarifsiz bir heyecanla göğsüme öyle bir çarpıyordu ki, sanki oradan çıkıp avuçlarımın arasına düşecek gibiydi. Dudaklarım istemsizce aralandı. Söylemek istediğim çok şey vardı ama kelimeler, zihnimde oluşamadan boğazımda düğümleniyordu. Gözlerim, şaşkınlıkla büyürken kollarımı sımsıkı kavrayan bileklerine parmaklarımı sardım. Teninin sıcaklığı avuçlarımda titriyordu. Öfke ya da korku değildi bu, anlamaya çalışan bir temas, bir çırpınıştı belki de. "Ne demeye çalışıyorsun?" dedim; gözlerinin içine dikkatle bakarken sesi titreyen ben miydim, yoksa yankısı mıydı hislerimin? Onunsa yüzü taş k

